Paranın Felsefesi – Mantığı

0
221

Para borçtan doğar. Cebinizdeki para bakasının size olan veya bir başkasının bir diğerine olan borcudur. Para var oldukça borç bitmeyecektir. Buna benzer aforizmaları duymuşsunuzdur. Peki bu sözler bize ne anlatmak istiyor. Paranın devletler tarafından basıldığını (daha doğrusu oluşturulduğunu, basılan banknottu çünkü) ve devletin güvencesi altında olduğunu söylemiştik. Gelin paranın tanımına ” Para, devletin yapmış olduğu borç senedidir. ” ibaresini ekleyelim. Sen iyice işi karıştırdın diyor gibisiniz sanki. Hayır, paranın iki işlevi vardır. Birinci işlevi değer biçmedir, ölçmedir. Bu işlevi için parayı bir çeşit skaler ölçü birimi kategorisi olarak tanımladık. Doğru, ancak paranın diğer işlevi ise satın almadır. Ve biz paranın bu işlevi için ” Devletin yapmış olduğu borç senedidir. ” tanımını yapıyoruz. Paranın bu işlevini anlamak için bir örnek vermek istiyorum.


Bu makale ” Para Nedir ? ” adlı yazı dizisinin son bölümüdür. Yazı dizisinin diğer iki makalesi olan Paranın Tanımı ve Para Neye Göre Basılıyor ? için: > etiket > para-nedir

Paranın İşlevini Anlamak İçin…

Örneklemeye başlamadan önce arkadaşlar, bir bilgisayar strateji oyununun basit yapısını düşünelim. Bu şekilde anlatmak istediğimi daha iyi kavrarsınız diyelim ve örneğimize gecelim.

Örneğin dış dünya ile bağlantısı kopmuş bir vadi düşünelim. Ve burada 4 insan yaşıyor. İçlerindeki en yaşlı olanın bir evi var. Diğerleri de ev sahibi olmak istiyor. Ama (burada basit olması için yine strateji oyununu düşünerek) bir ev yapmak için bir alet çantası, 10 tuğla ve 40 keresteye ihtiyaç olsun dedim.

Bu evi olmayan 3 kişiden biri marangoz, biri tuğlacı biri de demirci olsun. Ama bu 3 kişi birbirine hiç güvenmiyor. ” Bana sen odun ver ben de sana alet edevatı üretince veririm. ” gibi bahaneler uyduruyorlar ve birbirlerine hiç güvenmiyorlar diyelim. İçlerinden biri güvendikleri yaşlı adama giderek olayı anlatıyor.

Yaşlı adam elindeki para dediği güzel kağıtları göstererek:

– Bunlardan bana 1 tane getir sana 1 odun, 4 tane getir 1 tuğla, 40 tane getir bir alet çantası vereyim.

Diyor.

Marangoz:

– Ama bunlardan bende hiç yok ki !

Diyerek sitem ediyor.

Ardından yaşlı adam da:

– O zaman bana 1 odun getir sana 1 para vereyim.

Diyor.

Bu takastan hoşlanan marangoz, çalışmaya başlıyor ve diğerlerinin de bu uygulamadan haberi yoluyor. Herkes ihtiyacı olduğu para ederinde ürünle yaşlı adama gidiyorlar. Marangoz 80 kereste ile 80 para alıyor. Tuğlacı 20 tuğla ile 80 para alıyor. Ve demirci de 2 alet çantası ile 80 para alıyor yaşlı adamdan. Ve en sonunda 3 kişi topladığı tüm parayla yaşlı adamın kapısına gelir.

Kıssadan Hisse

Şimdi, çok güzel bir noktaya geldik.

Para borçtan doğar demiştik. İşte bu hikayede yaşlı adam diğer 3 kişiye birer ev borçlu. Yaşlı adamı devlet olarak nitelendirirsek. Para, devletin yapmış olduğu borç senedidir. İddiasını kanıtlamış oluruz.

Şuan dolaşımda 240 para var. Ve herkes normal koşullarda elindeki parayı getirerek ihtiyacı olan malzemeyi alır ve evlerine kavuşurlar. Dolaşımdaki tüm para yaşlı adama geri döner, tüm malzemelerin takası da bu sayede yapılmış olur. Kimse kimseye borçlu olmadığı için de para ortadan kalkar. Çünkü hatırlayın para borçtan doğar demiştik.

Devalüasyon Nedir ? Paranın Felsefesi – Mantığı

Gelelim diğer hususa… Yaşlı adam 240 para daha basarak dolaşımdaki parayı 480’e yükseltir ve bende o paralardan zaten var size neden eski fiyattan ürün satayım ki bundan sonra fiyatları ikiye katladım, derse ne olur ? Yaşlı adamın yaptığı devalüasyon nedeniyle paranın değeri düşer. Bu da 3 adamın evlerini yapması için daha çok para toplamasına neden olur. Yani daha çok çalışmak zorunda kalırlar. Daha çok çalışınca da yaşlı adamın elinde belki de 4 ev malzemesi birikir. Çünkü 3 ev malzemesi zaten vardı. Ev yapıldı ve herkes ev sahibi oldu. Amaç zaten buydu. Fakat yaşlı adamın elinde bir ev malzemesi daha var. Ve yaşlı adam kendine bir ev daha yaptı diyelim. Ne oldu ?… Yaşlı adam diğer 3 kişiye çaktırmadan onlardan vergi kesmiş oldu. Piyasaya gereğinden fazla para sürülmesiyle paranın alım gücünün düşmesi olayına devalüasyon diyorduk. İşte devalüasyon bir çeşit gizli vergilendirme sistemidir.

Sonuç olarak herkes evlerine kavuştu ve tüm para geldiği yere geri döndü. Böylelikle borç ortadan kalktı. Banknotlar yerinde duruyor ama para piyasadan çekildiği için yok oldu. Çünkü para bir borç senediydi ve borçlar ödendi. Bu da paranın somut değil soyut bir kavram olduğunu gösteriyor. Tabi yaşlı adam elindeki banknotları tekrar piyasaya sürebilirse para yeniden doğar.

Original Article

HENÜZ YORUM YOK